Cahil Cesaretinin Anatomisi: Dunning - Kruger Etkisi
Cahilin özgüveni çok, bilenin kendine güveni yok. Bir şehir efsanesi gibi duyulsa da grafiği bile var bu durumun! Yeni 111 Hz bölümünde tam da bu grafiğin üstüne düşüyoruz. Aptallığın dağlarını aşıyor, umutsuzluğun vadilerini geçiyor, bilgeliğe giden yolları birlikte yürüyoruz.
Herkese merhaba. Ben Barış Özcan. 111. frekansa hoş geldiniz.
Bir dakika bir dakika. Ama ben o gün yüzüme limon suyu sürmüş.
Ama ben o gün yüzüme limon suyu sürmüş. Ne ilginç vatandaşlar var gerçekten de ya. Vay be. Limon suyu demek ha. Bilgi çağında cehaletle nasıl başa çıkılır bölümünü dinleyenler MacArthur Wheeler'ı hatırlamıştır diye tahmin ediyorum. Hani şu yüzüne limon suyu sürüp görünmediğini düşünen ve iki farklı bankayı soymaya çalışan beyefendi. İşte bir süredir onun üzerine düşünüyorum. Zira bizim MacArthur'un hikayesi bilissel psikoloji alanında epey popüler bir çalışmanın yapılmasına da sebep olmuş zamanında. Bizim cahil cesareti olarak tanımlayabileceğimiz bu davranışın psikolojik bir incelemesi yapılmış yani. 1995'te yakalanan MacArthur Wheeler'ın hikayesini öğrenen iki sosyal psikoloji profesörü David Allen Dunning ve Justin Kruger, bu cesaretin kaynağı ne olabilir merakıyla başlamışlar çalışmalara. Eee limonun kimyasal özelliğiyle ilgili yalan yanlış bilgiler bilen birinin banka soyacak kadar cesur olması üzerine çalışılmayı hak edecek bir şey ne de olsa.
Neyse efendim 1996'da Cornell Üniversitesi'nde buluşan bu ikili bir takım psikolojik deneyler yaparak başlamışlar çalışmalarına. İlk adımdaysa bir sınıf dolusu insana dört farklı test çözdürmüşler. Bu testler katılımcıların mizah anlayışlarını, dil bilgilerini, mantıksal düşüncelerini ölçecek karışık bir takım sorulardan oluşuyormuş.
Sonraki adım içinse deneye katılan kişilerden kendi performanslarını değerlendirmelerini, test sonuçlarını tahmin etmelerini istemiş Dunning ve Kruger. Buradaki esas amaçları da katılımcıların kendi öz binişlerini gözlemlemekmiş aslında. İşte bu deneylerin neticesinde testlerde düşük sonuçlar alan katılımcıların kendi performanslarını ortalamanın üstünde tahmin ettikleri çıkmış ortaya. Bunun aksine bilgi düzeyi yüksek olan katılımcılarsa düşük puan alacaklarını tahmin etmişler.
Dunning ve Kruger bu sonuçların bireylerin kendi düşünceleri yani üst bilişlerindeki bir eksiklikten kaynaklandığı gerekçesiyle ortaya çıktığını düşünüyor. Bu da aslında bizim cahil cesareti olarak bildiğimiz davranışı doğuruyor. Tabii onlar bunu bilissel bir önyargı olarak tanımlamayı tercih ediyorlar. Dunning ve Kruger yaptıkları bu çalışmaları 1999'da Unskilled and Unaware of It başlıklı makalelerinde toparladı ve resmi olarak yayınladılar bu arada. Yaptıkları deney ve okumaların ışığındaysa şöyle bir sonuca vardılar. Cahillerin, beceriksizlerin ya da yeteneksizlerin ölçüsüzlükleri kendileriyle ilgili algılarındaki hatalardan, yüksek bilgi düzeyine sahip becerikli ya da yetenekli kişilerin ölçüsüzlükleri ise diğer insanları algılamalarıyla ilgili hatalardan kaynaklıdır. Peki ne demek bu diye soranlarınız için şöyle özetleyeyim. Diyor ki Dunning ve Kruger, Cahil kişiler kendi durumlarının farkında bile değiller.
E daha da kötüsü bu farkında olmama hali bilgili insanların da güvenini zedeliyor. Bilgili insanlar da cehaletin cesareti karşısında hiçbir şey bilmediği yanılgısına düşüyor. Bu çalışma bilissel psikoloji alanındaki en popüler grafiklerden birinin de ortaya çıkmasını sağladı aslında. Ben de bugün size bu grafiğin aşamalarını anlatmak istiyorum. Yeterlilik ve özgüven eğrisi olarak da tanımlayabiliriz aslında bu grafiği. Eee Barış görsel bir şeyi podcast'ta nasıl anlatacaksın diyenler vardır herhalde aranızda. Biliyorum. Sizin düşüncelerinizi bile çok net bir şekilde duyabiliyorum buradan.
Merak etmeyin arkadaşlar ben her şeyi planladım. Bütün süreci yazdım kafamda. Rahat olabilirsiniz. Şimdi bir roller coaster düşünün. Önce bir zirveye tırmanıyoruz. Ardından zirveden en dibe bir düşüş yaşıyoruz orada değil mi? Sonra da daha ufak yükselişler ve düşüşler gerçekleşiyor. İşte dört aşamalı Dunning-Kruger etkisi grafiğinde de buna benzer bir hareket var. Gelin bunu Burhan'ın hikayesi üzerinden anlatayım şimdi size.
Burhan bir bilim dergisinde yazarlık yapmaya başladı geçtiğimiz aylarda. İşinden de pek memnun aslında ama sürekli böyle haber girmekten de sıkılmış durumda biraz kendisi. Hele bir makale yazılmasına izin verilse ohu tüm yeteneklerini kağıda dökecek ama e gel de bunu baş editör Derya Hanım'a anlat işte. Olmuyor. Burhan da şu an onunla görüşmek üzere zaten. Bakalım yine nasıl bir angarya iş isteyecek Derya Hanım bizim Burhan'dan.
Gir.
Beni çağırmışsınız Derya Hanım. Evet ben de seni bekliyordum Burhan'cığım. Konuşacağımız önemli bir konu var. Otur şöyle lütfen.
Buyurun sizi dinliyorum. Şimdi Burhan'cığım yani lafı hiç uzatmayacağım. Ekip olarak iki aylık çalışmalarından gayet memnunuz. Yeni sayıda ilk makaleni yazmaman için bir gerekçe göremiyorum ben artık. Sen ne dersin? Var mı aklında bir makale fikri?
Aslında epey sürpriz oldu ya. Malum derginin teslimine de bir hafta var. Yaparsın.
Sıkışık takvimde yazı yetiştirmek de işimizin bir parçası değil mi?
Değil mi Burhan? Evet evet haklısınız. Yani tabii haklısınız Derya Hanım. Bence de takvim sorun değil. Evet evet evet. Aradığım enerji işte bu. İşte bu Burhan'cığım. Bence sen bu sayıda paralel evrenler teorisini anlat bize. Hem bu aralar epey popüler bir konu. Yazarım tabii yani zor da bir konu. Ama hiç problem değil benim için. Merak etmeyin yazarım. Paralel evrenler teorisi. Bir haftada. Ah be Burhan. Keşke hemen kabul etmeseydin bu teklifi. Aynen öyle. Kabul ediyorum. Biraz bir zor konu tabii anlıyorum ama. Yani öyle her yazara da verilecek bir konu değil tabii. Ben sana güveniyorum. Tamam. Hadi. Hadi kolay gelsin canım. Sağ olun. Beryan.
İşte burada tam da bu noktada bir rollercoaster'a bindi bizim Burhan. Hiç düşünmeden kabul etmemeliydi bu teklifi. Zira hiçbir bilgisi yok ki paralel evrenler teorisi hakkında bu çocuğun. Hatta konu çoklu evrenlerse en son danışacağınız kişidir kendisi. E bilmediğiniz bir şeyi nasıl anlatabilirsiniz ki? Üstelik bir hafta gibi kısa bir sürede. İşte bunları hiç düşünmemişti Burhan. Ve bir hafta boyunca başına geleceklerden habersiz bir şekilde buhranlı bir yolculuğa doğru ilk adımını attı.
Heh vasıtası da geliyor. Bu nokta hem rollercoaster'ımızın hem de Gunning Kruger grafiğinin başlangıç noktası aslında. Hadi bakalım Burhan'cım. Kolay gelsin canım.
Burhan ilk iş masasına geçti ve araştırmaya başladı. Bu noktada grafiğimizin de no nothing durumundayız. Burhan'cımın hiçbir şey bilmediği özgüveninin de diplerde olduğu bir noktadayız. Burhan'ın yolu uzun. Zamanı kısıtlı. Konusu zor. Hemen iki günde paralel evrenler teorisi hakkında detaylı bilgiler öğrenmesi lazım ki. Ve ardından bir yazı kurbusu düşünmek ve yazmaya koyulmak için biraz da zamanı olsun değil mi? Ama enerjisi yüksek. İlk işi videolara gömülmek oldu Burhan'ın. Hatta bir ara benim de bu teoriden bahsettiğim çoklu evrenler alternatif hikayeler ve simitler podcast bölümüne de denk geldi ama sonra dinlerim diye düşündü. Oysa dinlese bilirdi kendisi de paralel evrenler teorisinin ne olduğunu. Neyse kendisi kaybediyor. Heh bak videolardan akademik bir makalenin adını not aldı bile Burhan. Buradan bir şey çıkar belki düşüncesiyle. Gidip printlid etti. Ki bilgisayardan da okuyabilirdi aslında.
Makaleyi okurken bazı yerlerin üzerini highlighterıyla çizdi. Yol kat ediyor Burhan. Helal olsun sana. Galiba alt edecek bu grafiği canım benim. Burhan? Burhan!
Eee ne yapıyor bu? Topladı eşyalarımı ofisten erkenden çıkıyor. Neymiş efendim? Öyle hazır örülecek bir konu değil tabi Burhan'cımmış. O işte iki saatte öğrendim paralel evrendeymiş. Aynı meselesi işte öyle. Gerek yok katun mantun bilmeyin. Eyvahlar olsun. Burhan'ın roller coasterının bu kadar hızlı gideceğini ben bile tahmin etmezdim. Şu an bizim çocuğun bilgisi çok ama çok az artmışken özgüveni tavan yaptı. Grafiğin yükseliş eğrisini bu kadar hızlı tırmanmasını ben bile beklemiyordum açıkçası. Umarım bu konuyu arkadaş ortamlarında filan açmaz.
Of korktuğum başıma geldi. Eda ile buluşmuş. Aman diyeyim Burhan sakın. İşte ben de yaparım ya ne var ki dedim. Sonuçta bildiğimiz ayna falan gibi bir şey işte bu paralel evrenler meselesi. Sağ elini kaldırınca öbür taraftan da sol el kalkıyor falan. Eee yalnız o tam olarak öyle değil mi o? Nasıl değil ya? Ben de seni bu işin meraklısısın. Yıllardır bu konu üzerine belgeseller izliyorsun. Kitaplar okuyorsun ediyorsun falan diye düşünüyordum. Büyük hayal kırıklığına uğradım Eda ya. Eee yani izliyorum. Burhan'ın rollercoaster'ı çok ama çok hızlı bir şekilde zirveye çıktı arkadaşlar. Kontrolü çok hızlı kaybetti. Yazık sana be Burhan.
Şu an Dunning-Kruger eğrisinin ya da rollercoaster yolculuğunun zirve noktasına varmak üzere. Değri de buranın adı Aptallık Dağı'nın zirvesi maalesef. Burada birkaç gün geçirecek kendisi ki en keyifli yer de burası aslında onun için.
Sanki paralel evrenlerin hakimi gibi yazdıkça yazıyor Burhan. Tam da Doctor Strange gibi hissediyor kendini şu an. Birkaç gün sonra varacağı noktadan habersiz maalesef. Ki biz de Burhan'la bu eziyeti çekmeyelim bence. Filmi birkaç gün sonrasına saralım. Evet o gün bugün arkadaşlar. Demiştim ya Burhan'ın buhranlı yolculuğuna tanık olacağız diye. İşte orası daha yeni başlıyor.
Burhan bu nasıl bir yazı? İyi olmuş değil mi Derya Hanım? Hem de üç gün önceden bitirdim dikkatinizi çekerim. Ay bakıyorum ayna deyip deyip durmuş bir de valla tansiyonum düştü. Neyse sakin ol Derya sakin ol. Burhan'cığım şimdi canım sen şimdi bu yazıyı alıyorsun tamam? İyice baştan bir araştırıp yazıyorsun. Tamam? Bu olmamış böyle. Beğenmediniz mi?
Derya Hanım cidden beğenmediniz mi? Burhan'cığım gelme beni canı. Hadi sil baştan yazı başına. Rica ediyorum canım. Olmamış. Hadi. İşte bundan sonra olacaklara yürek dayanmaz arkadaşlar. Yalnız benim buna psikolojik olarak hazırlanmam şart. O yüzden kısa bir mola verelim şimdi. Zira ben ağlamamak için kendimi zor tutuyorum.
Burhan grafiğin zirvesine yani aptallık dağına o kadar hızlı ulaştı ki dibe vurması da bir o kadar hızlı ve acı oldu ne yazık ki. Aslında adı bile anlatıyor bu konumda neler olduğunu. Umutsuzluk vadisi.
Dunning ve Kruger'ın çalışmasına göre bu noktada insan kendi yetersizliğini fark ediyor. Zaten konu hakkındaki bilgisi yok denecek kadar az olan kişi bir de bu yetersizliğini toplum içinde de sergilemiş oluyor. Yani saygınlığını da yitiriyor. Bu da şiştikçe şişen özgüvenin patlamasına, ruh halinin dip yapmasına yol açan bir durum. Yani özetle umutsuzluk vadisi bilginin de özgüvenin de çok kısıtlı olduğu epey tehlikeli bir nokta bizim için. Dunning ve Kruger bu noktadan sonra iki ihtimal öngörüyor. Böyle durumlarda insanlar ya hayali üstünlük hissinin aniden bitişiyle başlayan bir depresyona doğru sürükleniyor ya da bir süre sonra bir aydınlanma yaşıyor.
Şimdi biz iyimser davranıp grafiğin üçüncü fazına geçtiğimizi kabul edelim ama önce son kez bir Burhan'a bakalım. Ne yaşıyor acaba şu an zihninde?
Epey karanlık bir zihni var şu an Burhan'ın. Ben basit bir kelime şakası olarak düşünmüştüm ama cidden varoluşsal bir buhran yaşıyor şu anda. Kendiyle hesaplaştığı, hani deyim yerindeyse kavga ettiği bir dönemden geçecek kendisi. Tamam hatalıydın ama herkes hata yapar. Herkes hata yaparmış. Atal çocuk. Niye hemen atladın kitabıyı yazarım diye? Hem hiç de öğrenmemiş değilsin ya. Tamam yazdığın yazı epey eksikti ama sen de görev bilinciyle yaklaştın meseleye yani. Sonuçta Derya Hanım senden bir şey istemiş. İş alaka diye bir şey var. Hiç bari yaratma kendine. Cahil geldin cahil gidiyorsun işte. Hadi onu geçtim. Eda'yı havartmana ne gerek vardı ya? İnsan içine çıkamazsın artık. Of of of. Burhan'ın zihninde işler iyice kızışacak gibi. Ama merak etmeyin. O da kendini zamanla toparlayacaktır. Biz şimdi Burhan'ı yalnız bırakalım. E ne de olsa mahremiyet önemli. Ve gelin Dunning-Kruger eğrisinin üçüncü fazına bir bakalım.
Dunning-Kruger eğrisinin üçüncü fazına geçebilen kişinin üzerine çalıştığı konuya dair bilgisinin artmaya başladığı ve bununla doğru orantılı olarak da cesaretini topladığı savunuluyor. Buraya da aydınlanma eğrisinin arttı. Aydınlanma eğilimi deniyor. Az önce de söylediğim gibi aslında Dunning ve Kruger burayı iki ihtimalli olarak ele almış. Yani aman diyeyim umutsuzluk vadisine düşerseniz oralarda çok dolanmayın. Seçiminiz hemen aydınlanmak şeklinde olsun. Dunning ve Kruger'ın çalışması kendisiyle barışmaya teşne insanların burada daha hızlı bir mesafe kat edebildiğini söylüyor bu arada. Bir şeyi bilmemek değil, öğrenmemek ayıptır zaten değil mi? O yüzden kendi iç hesaplaşmamızı çok da uzatmayıp hayata ve öğrenmeye devam etmemiz gerekiyor. Aydınlanma eğilimi uzun ve zahmetli bir süreç olsa da sabırlı olmak buradaki en önemli nokta. Şimdi hatırlayalım grafiğin ilk başını. Hiçbir şey bilmiyorduk değil mi?
Ama süreç içinde yeni bilgiler öğrendik ve farklı şeyler kattık kendimize. Tamam aralarda bir yerlerde özgüven krizi de yaşadık ama bundan çıkabilmeyi de başardık. Artık üzerine koyarak gidiyoruz, günden güne çalıştığımız alanda uzmanlaşıyoruz. E zaman zaman tabii ki hatalar yapabiliriz. Grafimizde düşüş eğrisine gidebiliriz. Fakat böyle durumlarda toparlamak çok daha kolay kesinlikle. Ve dediğim gibi sabredersek çalıştığımız alanda uzman olabiliriz. Ki grafiğin sonunda da sürdürülebilirlik platosuna varıyoruz. Burada özgüvenimiz aptallık dağının zirvesindeki kadar yüksek yine. Fakat artık bilgi düzeyimizi guru olarak tanımlayabiliriz. Eee tamam hadi abartmayalım. Gurudan hallice diyelim buraya da. Tevazu da bilgeliğin bir göstergesi sonuçta ama değil mi? Bu arada 2020'de Dunning-Kruger etkisine yönelik bir bilimsel çalışma da yapıldı. Bu çalışmada katılımcıların beyinlerindeki elektrik sinyallerini kaydeden elektroensefalografi yani kısa adıyla EEG yöntemi kullanılmış.
Katılımcılara da aynı Dunning-Kruger deneylerindeki gibi bir takım görevler verilmiş. Ardından yaptıkları görevlerdeki başarı düzeylerini tahmin etmeleri istenmiş. Görevlerdeki başarı sıralamasının en altında bulunan %25'lik dilimde olan katılımcılar diğerlerine göre kendinin daha başarılı olacağını tahmin etmişler. Listenin geri kalan %75'lik dilimindeki katılımcılarsa kendilerinin daha düşük puan alacağını öngörmüş. Bu tahminler esnasında kişilerin beynindeki tepki süreleri ölçülmüş ve %25'lik dilimin çok daha hızlı tepki verdiği saptanmış. E bu da şu demek. Kendi bildiğini abartan, cahil diyebileceğimiz insanlar düşünmeden karar veriyorlar. Bu hayatta da bilissel yolculuklarında da böyle gibi. İşin kötüsü az önce dediğim gibi bunun farkında bile değiller ki Dunning ve Kruger'ın makalesinin ismi neydi? Yeter sizler ve bunun farkında değiller. İşte öyle olmasının sebebi tam da bu. Peki biz bu derde düştüğümüzün farkında bile olamıyorsak nasıl çıkacağız işin içinden?
Dunning-Kruger etkisinin üstesinden nasıl geleceğiz? Böyle bir bölüm sonu canavarını nasıl alt edeceğiz?
Endişeye mi hal yok arkadaşlar. Dunning ve Kruger beyler 1999'da yayınladıkları çalışmada bunu da anlatmışlar sağ olsunlar bize. Şayet biz öğrenmekten vazgeçmezsek bilgilerimiz artacak ve böylece konu hakkında neleri bilmediğimizi de fark edeceğiz. Yeni ayrıntılar, yeni hikayeler, yeni formüller veya yeni sırlar keşfedeceğiz. Bu da bizi günden güne özgüvenli biri yapacak. Daha da önemlisi kendisiyle daha barışık bir insan olacağız. Kısaca zirveden umutsuzluk vadisine de düşseniz haritanızda aydınlanma eğiliminin konumunu bulmaya çalışın mutlaka. Her daim bilginin peşinden gidin. Eleştirel düşünmeyi kendinize ilke edinin. Bu sadece özgüveninize değil topluma verdiğiniz güveni de güçlendirecek. Eee ne demişler? Bilgi en büyük güçtür. Bu arada Burhan'ı da merak etmeyin bir sonraki sayı öyle dört başı mamur bir yazı yazacaktır kendisi. Aferin bana canım benim.
Künye
- YazanÖzgür Yılgür
- Ses Tasarım ve KurguMetin Bozkurt
Kaynaklar (16)
- Dunning-Kruger etkisi
- Bilmediğini Bilmemek: Dunning-Kruger Etkisi | TÜBİTAK Bilim Genç
- Dunning-Kruger Etkisi Nedir? Neyi Bildiğimizi ve Neyi Bilmediğimizi Ne Kadar Biliyoruz? - Evrim Ağacı
- Dunning–Kruger Effect - The Decision Lab
- Dunning–Kruger effect
- The Dunning-Kruger Effect: What It Is & Why It Matters
- Dunning-Kruger Effect: Your Questions Answered
- Dunning Kruger Sendromu Nedir?
- The Irony of the Dunning-Kruger Effect
- The Dunning Kruger Effect
- Why incompetent people think they're amazing - David Dunning
- Cehaletin matematiği ya da Dunning-Kruger Etkisi
- The Dunning-Kruger Effect
- #04 The greatest problem of today's world: Dunning-Kruger effect
- Why we all fall victim to the Dunning-Kruger effect – BBC REEL
- Bonhoeffer‘s Theory of Stupidity